2 Eylül 2016 Cuma

Saç Uzatma Meselesi - DAX SüperGro


Herkese yeniden merhabalarr :)


Biliyorsunuz ki 2012 yılında yaptığım bir çılgınlıkla belimdeki saçları er traşı modunda 3 numaraya kesmiştim bunun üzere yaklaşık 4 yıldır çok kısa saç kullanıyorum. Ve artık sıkılmaya başlamış saçlarımı uzatmaya karar vermiştim.

Son 1 yıldır saçlarımı sadece 2 kere minicik minicik kestirerek saç uzatma serüvenime devam ediyordum. Arada bir arganyağı zeytin yağı sürerek bakım yapmaktan başka hiçbi uğraşım olmuyordu. Açıkcası herhangi bir ürün kullanarak saçımın uzayabileceğini de düşünmüyordum. Ta ki Canım arkadaşım Elifle bu konuyu konuşana kadar. Elifle birkaç tavsiye üzerine Dax süpergro'yu aldık. 2 kullanımdan sonra saçı gerçekten yumuşacık yaptığını ve saçları uzattığını fark ettik.





Bunun üzerine aynı üründen bende aldım ve yaklaşık 2 aydır düzensiz bi şekilde kullanıyorum toplamda 5-7 kere kullanmışımdır ve saçlarımın  normalin üstünde 5-6 cm uzadığını gözlemledim.

Biraz ürünün içeriğinden bahsetmek gerekirse tatlı badem yağı, avokado özü, ayçiçeği yağı, hindistan cevizi yağı gibi botanik yağlar içeriyor.

Ben kokusuna bayıldım böyle saçlara sürüp parfüm niyetine kullanmalık bir kokusu var :)








Bence ürünün tek dez avantajı çok zor durulanması. Özellikle eğer kullanmanız gerekenden fazla ürün sürerseniz saçınıza durulamak bir okadar imkansızlaşıyor.

Kolayca durulamak için saçlarınızı ıslatmadan bolca şampuanlayıp sampuanı yedirmek daha sonra ıslatıp köpürtmek gerekiyor. 2-3. durulamada da tamamen arınmış oluyor.

Ürünün fiyatı 35TL ben indirimde 27 TL'ye aldım. Ürün Watsonslarda vardı. Şu an sanırım Gratislerde de var.







Ürünü daha önce kullanan varsa düşüncelerini yorumda bizimle paylaşırsa çok sevinirim. :)

Bana ulaşmak için buraya tık tık .

Musmutlu hafta sonları :)

13 Temmuz 2016 Çarşamba

Sinekısırık Acısına minik bi çözüm

Herkese uzun bir aradan sonra merhabaa..

Yaz aylarının gelmesi sebebiyle etrafımız minik düşmanlarla sarıldı (bkz. sivrisinek). Bu minik düşmanlar yeri geliyor bizi bütün gece uyutmuyor hiç olmadık zamanda ısırıyor.

Bu ısırıklara hala tam olarak çare bulamasak da ısırığın kaşınmasına karşı ben minik bi çare buldum gibi.

"Çare deodorant"

Isırıldığınız bölgeye eğer minicik deodorant sıkarsanız kaşıntının yavaş yavaş azaldığını daha sonra kaşınmadığını fark edeceksiniz. Daha doğrusu fark etmeyeceksiniz çünkü kaşıntı geçmiş ve sizin kaşıntıya olan algınız gitmiş olacak :)

Mussmutlu sineksiz yazlar :)


Konuyla ilgili tavsiyeler için yoruma, bana ulaşmak için buraya tık tık. :)

15 Mayıs 2016 Pazar

İtalya Gezim (PART2) Floransa- Pisa

Herkese merhaba. Bugün size kucak dolusu sevgiler kocaman öpücükler biraz Floransa biraz da Pisa getirdim.

FLORANSA:

Santorini'den  sonra benim için 2. Aşk, sukunet şehiridir Floransa.

Arnavut kaldırımlı sokakları içinden geçen nehiri, sessiz sakin insanları, makarnası ve ılıman havasıyla tam yaşanılacak yer diyebileceğimiz şehirlerden biride Floransa.

Roma'dan gece saat 3.00'da bindiğimiz otobüs ile ulaşım sağladık. Fakat her gezide olabileceği gibi bu gezide de bir aksilik yaşadık. Yolda yaptığımız ufak bir kaza sonucu yaklaşık 5 saat bilmediğimiz bir yerde mahsur kaldık. Yinede modumuzu düşürmeden yola devam ettik ve saat 10 civarı Floransa'daydım.
Hemen kalacağım oteli bulduk. Check-in saati 1 saat sonraydı fakat otel sahibi eğer istersek eşyalarımızı bırakıp 1 saat gelebileceğimizi söyledi. Bu boşluğu değerlendirmek için markette soluğu aldık ve evet makarna ve sos cennetine düşmüş olmalıydık :)
Markette biraz vakit geçirip biraz dolaştıktan sonra otelimize geri dönüp eşyaları yerleştirdik. Bi önceki gece hep yolda geçtiği ve çok yorulduğumuz için biraz dinlenme kararı aldık.
Bu minik dinlenme molasından sonra kendimizi hemen sokağa atmamız ve Floransa'yı feth etmemiz gerekiyordu çünkü burada sadece 1 gecemiz vardı.
 Biraz nehir kenarında yürüdükten sonra bisiklet kiralamaya karar verdik.
Bildiğiniz gibi İtalya'da araç kiralama şirketleri araç kiralamada teslim ettiğinizde iade edilmek üzere yüksek bir mebla depozito istiyor. Aynı şey bisikletler için de geçerli. İlk girdiğim yerde 600€ depozito veya kart blokesi artı saatlik 10€ gibi bir ücret talep ettiler. Başka bir yerde iste herhangi bi depozito istemediler ve saatlik ücret 2€ idi sadece pasaportlarımızı bıraktık.
Bisiklet kiralamayı da bu şekilde hallettikten sonra çıktık sokaklara rotamızı Uffızı galerisi'ne çevirdik. burayı gezip fotograf çektikten sonraki rotamız Piazza della signoria meydanı oldu. Cristmas zamanı gittiğimiz için burada cristmas pazarı vardı. biraz pazarı gezdikten sonraki hedefimiz Floransa Katedrali idi. Bu devasa gösterişli yapıyada hayran kaldık. Şehiri biraz daha gezdikten sonra bisikletleri teslim edip yüyerek devam etmeye karar verdik. Ve rotamızı Piazza della repubblica meydanı son olarak da Ponte vecchio köprüsüne çevirip burada sokak sanatçılarını dinledikten sonra otelimize geri döndük. Ertesi gün rotamızı Pisa'ya çevirdik.


PİSA:

O meşur kuleyi görmek için öğlen saatlerinde soluğu Floransa termini de aldık.
Pisaya gidiş dönüş biletimizi 8er € ya alıp trene binmeden önce onay makinesinde onaylattık. ve bindik trene.

1 saatlik yolculuğun ardından Pisadaydık. Yön tabelalarını takip ederek kuleye gittik. Birkaç fotograf çekip geri dönmek zorunda kaldık çünkü otobüsümüze yetişmemiz gerekiyordu ve yol 1 saatten fazla sürecekti. Floransaya geri döndük ve bu sefer rotamızı Venediğe çevirdik.

















Venedik yazımla çok yakında karşınızdayım :)

Kucak dolusu sevgiler. Umarım yararlı bir yazı olmuştur. Bana sorularınızı iletişim kısmındaki bilgilerime ulaşarak sorabilirsiniz.

Musmutlu günler


21 Şubat 2016 Pazar

Yunanistan Atina

Herkese yeniden merhaba. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu yazı bir erasmuslunun gözünden 6 ayını verdiği hayatının sanırım en güzel günlerini geçirdiği ülke (şehir) yazısıdır. Ve çokca taraflı objektiflikten uzak görüşler içerecektir.

Yunanistan- Atina başlangıçta da belirttiğim gibi hayatımın en güzel aylarını geçirdiğim katiyen unutulmayacak arkadaşlar ve ömrümün sonuna kadar yanımda olmasını istediğim dostluklar kazandığım, ilk evimin ilk düzenimin ilk ailemden uzaklaşışım, ilk yurtdışına çıkışım. Benim açımdan Atina'nın birsürü ilki var. Bu yüzden kalbimde asla küçümsenemeyecek ( belkide Ankara'dan daha) kıymetli bir yere sahip.

Atina'ya Ulaşım:

Genelikle Atina'ya  Elefterios Venizelos Uluslararası Havaalanından uçakla ulaşım sağlansada adalardan Pire Limanına giden feribotlar Önce Selanik daha sonra Atina'ya gelen Tren ve Yine aynı şekilde önce selanik sonra Atina rotasını izleyerek de Atina'ya ulaşabilirsiniz.

Atina'da Konaklama:

Konaklama için 5 ayını Atina'da geçirmiş biri olarak size nerebileceğim yerler merkez olarak da bilinen Monastraki Syntagma civarları. Hem güvenli hemde şehirin tam ortasında günebaşlamanızı sağlayacak merkezler.

Atina'da ne yenir ne içilir?

Yunanistan Ülkemiz gibi denize kıyısı olan bir ülke olduğundan bol bol taze deniz mahsülüne kolayca ulaşabileceğiniz bir yer. Ayrıca Atina'da Taverna kültürü çok yaygın. Özellikle Cuma ve Cumartesi akşamları tavernaya gidip canlı müzik eşliğinde Ouzonuzu içerek Enfes mezelerden tadabilir Greek Salad deneyebilir ve deniz mahsüllerini tadabilirsiiz. Gündüz saatlerinde atıştırmalık isterseniz yine her yerde rahatça bulabileceğiniz büfelerden bizim döner ekmeğin yunan versiyonu pita gyros veya suvlaki deneyebilirsiniz. Gyros ( chiken, beef ve pork olarak buabilirsiniz, suvlaki ise genellikle chicken ve pork olarak satılıyor)
Bunun dışında yunan mutfağı bizim mutfağımıza çok yakın bol bol zeytin yağı kullanılan bir mutfak.

Peki Nerelere Gidelim?

Öncelikle tarihi yerlerden başlayacak olursak. Tabiyki Acropolis'e çıkmadan Atina'dan dönmemenizi öneririm aynı zamanda Acropolis'e çıkmadan önce Acropolis Müzesin de gezmenizi tavsiye ederim. bunun dışında Syntagma meydan'ında PArlemanto Binası civarlarında gezebilir ve askerlerin nöbet değişimini izleyebilirsiniz. Parlemento binasının yanında National Park isimli büyükbir park var eğer vaktiniz olursa bu parkı gezebilir Bol bol fotograf çekebilirsiniz. Plaka Civarlarında oturup arkadaşlarınızla birşeyler içebilirsiniz.Metroyu kullanarak Green Line son durağı olan Pire (piraeus) giderek Pasalimanında vakit geçirebilirsiniz.  Monastraki Plaka arasındaki hediyelikçi dükkanlarını gezebilir Alışveriş yapabilirsiniz. Yine Monastrakide Syntagmaya doğru gittiğiniz yolda büyük zincir mağzalar Bulunmakta. Eğer indirim Döneminde gittiyseniz Çok güzel indirimlerle çok uyguna alışveriş yapabilirsiniz.

Atina'da Şehir içi Ulaşım:

Şehirin hemen hemen her yerine 05.30-0030 arası MEtro ile ulaşım sağlamak mümkün. Aynı Şekilde otobüsler, tram ve tramvay ile iki nokta arası ulaşım çok kolay. gece ulaşımı ise 040(syntagma Piraeus),500(kifissia-piraeus) gibi otobüslerle mümkün.


Atina'dan Ne Alınır?

Her Şehirden olduğu gibi magnet kartpostal shotbardağı vs'nin dışında Atinadan Minyatür Tanrı ve Tanrıça heykelleri veya Yunan mitoloji karakterlerini içeren Satranç takımı alabilirsiniz. Ayrıca Yunan zeytini ve zeytinyağı oldukça meşur ve lezzetli. Monastraki civarındaki hediyelik dükkanlarında vakumlu torbalardaki zeytinlerden ve minik şişelerdeki zeytinyağlarından alabilirsiniz. Ayrıca Sakız ürünlerinden( sakız likörü sakız şekeri sakız şekerlemesi vs.) alabileceğiniz bir diğer ürünlerden. Ouzo, Çipura (raki) sakız likörü de alabileceğiniz alkollü ürünlerden. Ayrıca bunların 35ml lik minik hediyelik şişelerdeki versiyonlarınıda çok kolaylıkla bulabilirsiniz.

Şimdilik Atina ile ilgili söyleyebileceklerim bukadar. Umarım yararlı bir yazı olmuştur.

Atinayla ilgili ormak istediğiniz herşeyi bana sorabilirsiniz.

Ayrıca Yunanisatndaki İlk günlerimi anlattığım Vlog aşağıda :)





























11 Şubat 2016 Perşembe

İtalya Gezim Part1 Roma

Herkese yine yeniden merhaba.

Bu yazıda sizinle 7 günlük minik İtalya turumu anlatmak istiyorum.

Öncelikle rotadan bahsetmek gerekirse Atina- Roma-Floransa- Pisa-Venedik- Milano-Atina Şekinde bir rotayı takip ettik.
İtlyaya uçuşumuzu Athens Elefterios Venizelos International Airport'dan  Roma Ciampino Airport'a Ryanair ile 10€ya gerçekleştirdik. Uçuş süresi yaklaşık 2 saat.  Havaalanından şehre ulaşımda otobüsler kullanılıyor. Bu otobüs biletlerini interaktif olarak da alabileceğiniz gibi havaalanından da 4€ya temin edebilirsiniz.

Konaklayacağımız bölge fiyat ve şehre yakınlık açısından bizim için çok önemliydi. Bu sebepten kriterlerimize en uygun düşen yer Roma Termini civarıydı.

1. Günümüz: Uçaktan iner inmez gidip otobüs biletimizi kısa bir sre için buradaydık ve kaybedecek hiç zamanımız yoktu. Doğruca otobüse binip otelimizin bulunduğu Termini bölgesine gittik. Otelimizi bulup eşyalarımızı bıraktıktan sonra ilk durağımız Colloseumdu. Colloseum girisi icin avrupa ogrencisi oldugumuzu kanitlayan belgemizle 7 Euro odedik. Ve yaklasik 2 saat Collesumu gezdik fotograf cektirdik acaba nasil seyler oldu burada diye dusunduk :)
Colloseum`dan sonra ki rotamizi otelimizden aldigimiz haritaya gore belirledik. Kesin kararliydik bu 2 gun icinde o haritada gezilmedik yer kalmayacakti ve bir sonraki duragimiz Arco di Costantino , Arco di Tito ve Palatino, Quirinale.. ve sonunda muhtesem mimarisi harika konumu ve efsane heykelleriyle Emanuele2. Bir Roma mimarisine daha asik olduktan sonra bu sefer rotamizi Trevi nami deger ask cesmesine cevirdik. Ask cesmesine  giden herkes gibi havuza arkamizi donup dilegimizi tutup bozuk paramizi attik(ince bir nokta parayi arkanizi donup atmaniz gerekiyormus yoksa dileginiz kabul olmaz :) ve gunu Trevi cesmesi civarinda bitirdik.

2. Gunumuz: Bugun Romada 2. ve son gunumuz oldugu icin sabah erkenden otelden Check out yapip sirtlandik cantalari. Vatikan cantayla yurumek icin biraz fazla uzak bi mesafede oldugu icin metroyla vatikana kadar gittik. Dan Brown`un kitaplarini okuyan bilir vatikan tam da Dan Brown`un anlattigi gibi. Ilk defa bukadar merak edip hayal kurdugum bir yeri gorunce hayallerim yikilmadi. Vatikan benim beklentilerimin cok cok ustunde bir yerdi. Saatlerce San Pietro meydaninda hayran hayran etrafi izledik. Dakikalarin degil saatlerin nasil gectigini anlamadik. Daha sonra hic ayrilmak istemesek de sehrin kalan gormedigimiz yerlerini gormek icin yola ciktik ve Navona meydani, Pantheon, Quirinale.. ve yeniden Ask cesmesi. Cunku biz buraya asik olduk:) daha sonra dun goremedigimiz icin Ispanyol merdivenlerine gitmeye karar verdik fakat kotu sans merdivenler restorasyondaydi. Bizde o civarda biraz daha oturup gece saat 3deki Floransa otobusumuzu beklemeye koyulduk.

Dip not minik bir tavsiye:  Romada her kose basinda gormeniz gereken yerler onunde fotograf cektirmek isteyeceginiz muhtesem mimariler var. bu sebepten hepsinden tek tek bahsetmem imkansiz. yapabilecegim en iyi tavsiye romaya gider gitmez hemen bir turist haritasi edinip gezmeye baslamaniz olur.

Zaman ayirip okudugunuz icin tesekkur ederim umarim yararli bir yazi olmustur. Roma ilgili sormak istediklerinizi bana iletisim kutucugundaki bilgilerden yararlanarak veya yorum birakarak sorabilirsiniz :)