18 Ocak 2016 Pazartesi

Santorini

Herkese uzun bir aradan sonra yine merhaba.
Bu başlık altında yazdığım 2. yazının Balayı Aşk ve Romantizm adası olan Santorini'ye gezim olmasını istedim.

Adaya ulaşım;

Öncelikle adaya 2  şekilde ulaşım sağlamak mümkün. 1. yol tabiyki Cruze gemisi. fakat biz sezon kapalıyken gittiğimiz için böyle bir imkanımız yoktu.

2. olarak uçakla adaya ulaşım sağlayabilirsiniz. Biz RyanAir ile Athens-Santorini Santorini Athens uçuşu yapmıştık. Eğerki sizde bizim gibi kampanya olan bir döneme denk getirirseniz fiyatlar gayet makul.

Adada ulaşım;

Ada içinde otobüs kullanabilirsiniz. Veya bizim yaptığımız gibi araba kiralayabilirsiniz. Benim önerim gelmeden önce biletinizi aldığınız firmanın internet sitesinden arabayı kiralamanız yönünde. Fakat adaya vardığınızda havalanı çıkışında da araba kiralayabilirsiniz. Biz gittiğimizde 3 şirket vardı. Fiyat karşılaştırması yapıp 4 kişi olduğumuz için en uygun araç olan Nissan Micra'yı tercih ettik.

Konaklama;

Konaklamayı bizim gibi gitmeden önce otel rezervasyonu yapılan sitelerden yapabilirsiniz.Biz 4 kişi olduğumuz ve Off Season olduğu için uygun fiyatlı bir otel ayarladık

Gelelim bizeee. Santorini hep kartpostallarda fotograflarda görüp ben oraya nasıl gideceğim ki diye düşündüğüm hayallerimdeki ada.

1.Günümüz; Sabah 7 uçuşu ile Atina'dan Santorini'ye 45dk bir uçuşla vardık. Hemen otelimizi bulup gidip biraz dinlenmek için mola verdik. Bir süre otelimizde dinlendikten sonra hem biraz keşif yapmak hem de yemek yemek için fira merkeze doğru yola çıktık. Yaşadığımız en en büyük sorun son cruze teknesinin 2 hafta önce gelmiş ve sezonun artık bitmiş olmasıydı. Sezon kaplı olduğu ve Pazar günü olduğu için Tüm restorant cafe ve dükkanlar kapalıydı. Bizde Atina'dan aşikar olduğumuz bir lezzet olan Gyros-Pita ile karnımızı doyurduk :) Günün kalan kısmını geçirmek için Oia'ya doğru yola çıktık. Ve tabiyki zor yolu seçerek yaklaşık 200-250 basamak çıkarak eşsiz bir manzara eşliğinde Oia'nın merkezine kadar ulaştık.
2.Günümüz; Sabah erken saatlerde kalkıp otelde kahvaltımızı yapıp bugün o fotoğraflarını gördüğümüz muhteşem lav taşlarından oluşan Red Beach'e doğru yola çıktık. Araba yolunun bittiği yerde arabamızı bırakıp yürümeye başladık. Bu sefer mesafe kısaydı ve sonunda işte o enfes manzara işte o muhteşem deniz. Bu muhteşem manzarayı gün batımında görmeye karar verip güneş batana kadar orada oyalandık. Gün batımını Aşkla izledikten sonra merkeze dönüp yemek yemeğe karar verdik. Yemeğimizi yedikten sonra Ufak bir bar da biraz vakit geçirdik(bulabildiğimiz tek eğlence mekanıydı) Başka herhangi bir yerin açık olup olmadığını sorduğumuzda kendilerinin de 1 hfta içinde kapatacaklarını öğrendik. Daha sonra ise Limana gitmeye karar verdik. Liman yolu aşırı dik ve virajlıydı. Dönee dönee limana indikten sonra orada biraz vakit geçirip denizi dinleyip otelimize geri dönük.
3. Günümüz. akşam 19.45 de uçağımız olduğu için sabahtan eşyalarımızı yükledik arabaya düştük yollara. Bugün Fira'yı gezecektik. Yola çıkıp yavaş yavaş tüm Fira sokaklarında yürüyerek gezdik. Ama bir eksik vardı o herkesin önünde fotograf çektirdiği yel değirmenlerini görememiştik... Tabiyki o değirmenleri görmeden gelemeyecektik. Uzun bir arayışın ardından kendimizi yeniden Oia'da bulduk.Ve gün batımını buradan izlemeye karar verdik.

3 günün sonunda şuna karar verdim Santorini gerçekten Aşık olunacak bir ada. Tekrar tekrar gitmek isteyeceğim yerler listesine girdi( ama kesinlikle sezonda)

Umarım yararlı bi yazı olmuştur.
Santorini ile ilgili sormak istediklerinizi yorumla veya bana mail atarak sorabilirsiniz.