21 Şubat 2016 Pazar

Yunanistan Atina

Herkese yeniden merhaba. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu yazı bir erasmuslunun gözünden 6 ayını verdiği hayatının sanırım en güzel günlerini geçirdiği ülke (şehir) yazısıdır. Ve çokca taraflı objektiflikten uzak görüşler içerecektir.

Yunanistan- Atina başlangıçta da belirttiğim gibi hayatımın en güzel aylarını geçirdiğim katiyen unutulmayacak arkadaşlar ve ömrümün sonuna kadar yanımda olmasını istediğim dostluklar kazandığım, ilk evimin ilk düzenimin ilk ailemden uzaklaşışım, ilk yurtdışına çıkışım. Benim açımdan Atina'nın birsürü ilki var. Bu yüzden kalbimde asla küçümsenemeyecek ( belkide Ankara'dan daha) kıymetli bir yere sahip.

Atina'ya Ulaşım:

Genelikle Atina'ya  Elefterios Venizelos Uluslararası Havaalanından uçakla ulaşım sağlansada adalardan Pire Limanına giden feribotlar Önce Selanik daha sonra Atina'ya gelen Tren ve Yine aynı şekilde önce selanik sonra Atina rotasını izleyerek de Atina'ya ulaşabilirsiniz.

Atina'da Konaklama:

Konaklama için 5 ayını Atina'da geçirmiş biri olarak size nerebileceğim yerler merkez olarak da bilinen Monastraki Syntagma civarları. Hem güvenli hemde şehirin tam ortasında günebaşlamanızı sağlayacak merkezler.

Atina'da ne yenir ne içilir?

Yunanistan Ülkemiz gibi denize kıyısı olan bir ülke olduğundan bol bol taze deniz mahsülüne kolayca ulaşabileceğiniz bir yer. Ayrıca Atina'da Taverna kültürü çok yaygın. Özellikle Cuma ve Cumartesi akşamları tavernaya gidip canlı müzik eşliğinde Ouzonuzu içerek Enfes mezelerden tadabilir Greek Salad deneyebilir ve deniz mahsüllerini tadabilirsiiz. Gündüz saatlerinde atıştırmalık isterseniz yine her yerde rahatça bulabileceğiniz büfelerden bizim döner ekmeğin yunan versiyonu pita gyros veya suvlaki deneyebilirsiniz. Gyros ( chiken, beef ve pork olarak buabilirsiniz, suvlaki ise genellikle chicken ve pork olarak satılıyor)
Bunun dışında yunan mutfağı bizim mutfağımıza çok yakın bol bol zeytin yağı kullanılan bir mutfak.

Peki Nerelere Gidelim?

Öncelikle tarihi yerlerden başlayacak olursak. Tabiyki Acropolis'e çıkmadan Atina'dan dönmemenizi öneririm aynı zamanda Acropolis'e çıkmadan önce Acropolis Müzesin de gezmenizi tavsiye ederim. bunun dışında Syntagma meydan'ında PArlemanto Binası civarlarında gezebilir ve askerlerin nöbet değişimini izleyebilirsiniz. Parlemento binasının yanında National Park isimli büyükbir park var eğer vaktiniz olursa bu parkı gezebilir Bol bol fotograf çekebilirsiniz. Plaka Civarlarında oturup arkadaşlarınızla birşeyler içebilirsiniz.Metroyu kullanarak Green Line son durağı olan Pire (piraeus) giderek Pasalimanında vakit geçirebilirsiniz.  Monastraki Plaka arasındaki hediyelikçi dükkanlarını gezebilir Alışveriş yapabilirsiniz. Yine Monastrakide Syntagmaya doğru gittiğiniz yolda büyük zincir mağzalar Bulunmakta. Eğer indirim Döneminde gittiyseniz Çok güzel indirimlerle çok uyguna alışveriş yapabilirsiniz.

Atina'da Şehir içi Ulaşım:

Şehirin hemen hemen her yerine 05.30-0030 arası MEtro ile ulaşım sağlamak mümkün. Aynı Şekilde otobüsler, tram ve tramvay ile iki nokta arası ulaşım çok kolay. gece ulaşımı ise 040(syntagma Piraeus),500(kifissia-piraeus) gibi otobüslerle mümkün.


Atina'dan Ne Alınır?

Her Şehirden olduğu gibi magnet kartpostal shotbardağı vs'nin dışında Atinadan Minyatür Tanrı ve Tanrıça heykelleri veya Yunan mitoloji karakterlerini içeren Satranç takımı alabilirsiniz. Ayrıca Yunan zeytini ve zeytinyağı oldukça meşur ve lezzetli. Monastraki civarındaki hediyelik dükkanlarında vakumlu torbalardaki zeytinlerden ve minik şişelerdeki zeytinyağlarından alabilirsiniz. Ayrıca Sakız ürünlerinden( sakız likörü sakız şekeri sakız şekerlemesi vs.) alabileceğiniz bir diğer ürünlerden. Ouzo, Çipura (raki) sakız likörü de alabileceğiniz alkollü ürünlerden. Ayrıca bunların 35ml lik minik hediyelik şişelerdeki versiyonlarınıda çok kolaylıkla bulabilirsiniz.

Şimdilik Atina ile ilgili söyleyebileceklerim bukadar. Umarım yararlı bir yazı olmuştur.

Atinayla ilgili ormak istediğiniz herşeyi bana sorabilirsiniz.

Ayrıca Yunanisatndaki İlk günlerimi anlattığım Vlog aşağıda :)





























11 Şubat 2016 Perşembe

İtalya Gezim Part1 Roma

Herkese yine yeniden merhaba.

Bu yazıda sizinle 7 günlük minik İtalya turumu anlatmak istiyorum.

Öncelikle rotadan bahsetmek gerekirse Atina- Roma-Floransa- Pisa-Venedik- Milano-Atina Şekinde bir rotayı takip ettik.
İtlyaya uçuşumuzu Athens Elefterios Venizelos International Airport'dan  Roma Ciampino Airport'a Ryanair ile 10€ya gerçekleştirdik. Uçuş süresi yaklaşık 2 saat.  Havaalanından şehre ulaşımda otobüsler kullanılıyor. Bu otobüs biletlerini interaktif olarak da alabileceğiniz gibi havaalanından da 4€ya temin edebilirsiniz.

Konaklayacağımız bölge fiyat ve şehre yakınlık açısından bizim için çok önemliydi. Bu sebepten kriterlerimize en uygun düşen yer Roma Termini civarıydı.

1. Günümüz: Uçaktan iner inmez gidip otobüs biletimizi kısa bir sre için buradaydık ve kaybedecek hiç zamanımız yoktu. Doğruca otobüse binip otelimizin bulunduğu Termini bölgesine gittik. Otelimizi bulup eşyalarımızı bıraktıktan sonra ilk durağımız Colloseumdu. Colloseum girisi icin avrupa ogrencisi oldugumuzu kanitlayan belgemizle 7 Euro odedik. Ve yaklasik 2 saat Collesumu gezdik fotograf cektirdik acaba nasil seyler oldu burada diye dusunduk :)
Colloseum`dan sonra ki rotamizi otelimizden aldigimiz haritaya gore belirledik. Kesin kararliydik bu 2 gun icinde o haritada gezilmedik yer kalmayacakti ve bir sonraki duragimiz Arco di Costantino , Arco di Tito ve Palatino, Quirinale.. ve sonunda muhtesem mimarisi harika konumu ve efsane heykelleriyle Emanuele2. Bir Roma mimarisine daha asik olduktan sonra bu sefer rotamizi Trevi nami deger ask cesmesine cevirdik. Ask cesmesine  giden herkes gibi havuza arkamizi donup dilegimizi tutup bozuk paramizi attik(ince bir nokta parayi arkanizi donup atmaniz gerekiyormus yoksa dileginiz kabul olmaz :) ve gunu Trevi cesmesi civarinda bitirdik.

2. Gunumuz: Bugun Romada 2. ve son gunumuz oldugu icin sabah erkenden otelden Check out yapip sirtlandik cantalari. Vatikan cantayla yurumek icin biraz fazla uzak bi mesafede oldugu icin metroyla vatikana kadar gittik. Dan Brown`un kitaplarini okuyan bilir vatikan tam da Dan Brown`un anlattigi gibi. Ilk defa bukadar merak edip hayal kurdugum bir yeri gorunce hayallerim yikilmadi. Vatikan benim beklentilerimin cok cok ustunde bir yerdi. Saatlerce San Pietro meydaninda hayran hayran etrafi izledik. Dakikalarin degil saatlerin nasil gectigini anlamadik. Daha sonra hic ayrilmak istemesek de sehrin kalan gormedigimiz yerlerini gormek icin yola ciktik ve Navona meydani, Pantheon, Quirinale.. ve yeniden Ask cesmesi. Cunku biz buraya asik olduk:) daha sonra dun goremedigimiz icin Ispanyol merdivenlerine gitmeye karar verdik fakat kotu sans merdivenler restorasyondaydi. Bizde o civarda biraz daha oturup gece saat 3deki Floransa otobusumuzu beklemeye koyulduk.

Dip not minik bir tavsiye:  Romada her kose basinda gormeniz gereken yerler onunde fotograf cektirmek isteyeceginiz muhtesem mimariler var. bu sebepten hepsinden tek tek bahsetmem imkansiz. yapabilecegim en iyi tavsiye romaya gider gitmez hemen bir turist haritasi edinip gezmeye baslamaniz olur.

Zaman ayirip okudugunuz icin tesekkur ederim umarim yararli bir yazi olmustur. Roma ilgili sormak istediklerinizi bana iletisim kutucugundaki bilgilerden yararlanarak veya yorum birakarak sorabilirsiniz :)